TANITIM CD'mize
ücretsiz sahip olabilmek
için bizi bu numaradan arayabilirsiniz.
0216 310 95 77
 
     
  tanıtım videosu için tıklayınız.  
 
 
           
   
 
 
 
ÜRÜNLERİMİZ
 
    ÜRÜN ÇEŞİTLERİMİZ
    EKRANLI CİHAZLARIMIZ
    DEDEKTÖRLERİMİZ
    ALAN TARAMALARIMIZ
    KİTAPLARIMIZ
    İŞARETLERİN ÇÖZÜMLERİ
 
 
 
 
 
 
 KOCAELİ GAZETESİ ''İZMİT'TE DEFİNE ZENGİNİ ÇOK''

    İzmit’te define ZENGİNİ ÇOK

    Define uzmanı Uğur Kulaç, İzmit’in Türkiye’nin bir numaralı define şehri olduğunu iddia etti. Kulaç, ''Bu kentte birçok kişi defineden zengin oldu'' dedi, ancak isim vermedi.

    Kandıra’da hazine

    Uğur Kulaç. Türkiye günlerce bu ismi konuştu. Yazdığı ''Altının Tılsımı'' adlı kitap büyük ilgi gördü. Define uzmanı Uğur Kulaç’la Üsküdarda Kız Kulesine bakan bürosunda görüştük. Uğur Kulaç’ın iddiasına göre İzmit, Türkiye’de definenin en çok bulunduğu şehirlerin başında geliyor. Kulaç ''Elimizdeki harita ve belgelerle Kandıra bölgesinde çok büyük hazineler olduğunu tespit ettik'' diyor.



    Sapanca civarında

    Türkiye’de İzmit’in bir numara olduğunu üzerine basa basa tekrarlayan define uzmanı Uğur Kulaç ''Bunu bir kez açıklıyorum, İzmit bölgesinde yaşayan uygarlık vardı. Bu uygarlıklar şimdiki İsviçre ayarındaydı. Paranın kontrol edildiği, kara paranın aklandığı bir bölgeydi İzmit. Ve şu anda bu paraların hepsi toprak altında. Sapanca Gölü’nün etrafında çok büyük defineler var'' diye konuşuyor.

    Paralarda tılsım var

    Paraların korunması için tılsım uygulandığını söyleyen Kulaç, şöyle devam ediyor: ''para konduktan sonra cinler davet edilir ve alınmaması için korurlar. İzmit’teki paralarda da tılsım var. Kazı esnasında bir şeyler görür, bir şeyler duyarsınız. Bunun için bu işten anlayan uzmanları yanınızda götürmeniz gerekir. Öyle sıradan bir hoca götürdüğünüz zaman bu işler çözülmez. Tılsımla uğraşmak ise oldukça zordur.

    Define uzmanı ile röportaj

    Ulusal yayın yapan bir gazete bir süre önce ''Altının Tılsımı'' adlı kitabı gördüm. Oldukça ilgimi çekti bu kitap. Kitap evlerinde satılmıyordu.Biraz araştırma yaptıktan sonra kitabı Uğur Kulaç isimli bir define uzmanının yazdığını öğrendim. Derken bir başka gazetede haberini okudum.Altından girip, üstünden çıktım ve Uğur Bey’in adresi ile telefonunu edindim.


    Hemen Üsküdar’a giderek Uğur Kulaç ile görüşme yaptım.

    İzmit’e gelir gelmez de ''Ben defineciliğe başlayacağım…!'' dedim.Meğer İzmit, Türkiye’de definenin en çok bulunduğu şehirlerin başında geliyormuş.

    Üzerinde yaşadığımız topraklarda ne paralar, ne altınlar, ne defineler varmış.

    Uğur bey ile Kız Kulesi’ne bakan bürosunda çok ilginç bir röportaj yaptım. Konu ilgisini çekenler için Uğur Kulaç’ın adresini vereyim; Doğancılar Cad. Durukal İş Hanı, No:34/2 Üsküdar İstanbul. Telefon numarası:0216 310 95 77 ve 0216 310 98 58

    Kısaca sizi tanıyabilir miyiz? Defineciliğe ne zaman, nasıl başladınız?

    Meslek alanım tekstil olmasına rağmen 12 yıldır defineyle uğraşıyorum. 12 yıl önce benden yaşça büyük olan insanların teşviki ve merakıyla bu işe başladım. O insanlarla İstanbul içinde araziye çıktık. Bu işe başlamamda biraz da macera vardı. Sonraları daha da profesyonelleştik. Hafta sonları balık tutanlar gibiydik. Yağmur,kar,soğuk bizi hiç etkilemedi ve bu sevgi günden güne vücudumuzu sardı.

    Define aramanın kanunlardaki yeri nedir?

    Anayasa ‘da Kültür ve Turizm Bakanlıkları’nın ''Define Arama Yönetmeliği'' başlığı altında 18 maddelik bir yönetmelik var. Burada T.C. vatandaşının nasıl define arayacağı, nelerin serbest,nelerin de yasak olduğu yazıyor. Ben ve benim gibi definecilerin en büyük sıkıntısı budur. Kanunlar ne yazık ki çok yetersiz. Tarihi eser kaçakçılığı ve ruhsatsız kazılar hep bu nedenle çoğalıyor.

    Yüzde ellisi devletin

    Karşılaştığınız kanuni sorunlar nelerdir?

    Ne yazık ki hiçbir definecinin bu yönetmelikten haberi yok. Türkiye’de hala dedektörlerin yasal olmadığı sanılmaktadır. Oysaki Türkiye’de, gündüz mesai saati içinde, ''sit alanı, mezarlık ve askeri bölgelere'' girmemek kaydıyla define aramak serbesttir. Gece define arama yasak, kazı yapmak ise belli kurallarla yasaldır. En başta kazı yapmak için ruhsat almak gerekmektedir. Örneğin; bir kişi gündüz dedektörü ile define buldu, kazı yapacak. İlk önce ruhsat almalıdır. 18 maddenin hepsine uymak zorundadır. Diyelim ki kişi defineyi çıkardı. 17 maddede ''Define araması esnasında çıkan buluntular, bakanlıkça tayin edilen, en az üç kişilik bir heyete inceletilir'' deniyor, ''Elde edilecek buluntular, kültür ve tabiat varlığı ise müzelere, define ise Maliye ve Gümrük Bakanlıkları’na teslim edilir'' deniyor. Tabiat ve Kültür Varlığı’ndan kasıt Osmanlı döneminden önceki medeniyetlere ait eserlerdir. Define ise Osmanlı dönemine ait eserlerin bulunmasıdır. Akçe, hamidiye, Reşat gibi altın paralar çıkarsa buna define deniyor. Eğer kişi define bulursa, yüzde 50’si devlete, yüzde 40’da kazıyı yapana kalıyor. Yüzde 10’u ise arazi sahibine ödeniyor. Ama bu sadece lafta. Yıllardır devletten ödeme alamayan insanlar var. Durum böyle olunca tarihi eser kaçakçılığı ister istemez artıyor. Ruhsatsız kazı yapmak daha cazip geliyor.

    Kazıdan çıkan eserlerin gayri resmi olarak satıldığı bir piyasa var mı?

    Ben buna yok desem,bana kimse inanmaz. Maalesef var. Bugün insanlar birbirlerine defineci olduğunu söylemeye çekinir. Neden? Toplum arasında defineciler, işi bitmiş, her şeyini kaybetmiş, ümidini toprağın altında arayan insanlar olarak bilinir. Ben yıllardır defineciliğin böyle olmadığını iddia ediyorum. Definecilik güzel yapıldığı takdirde, kazançlı bir meslektir. Bu işle uğraşıp zengin olan kişi çoktur. Ancak kimse ''Ben defineden zengin oldum'' demez. ''Ben buldum'' derse başı derde girer çünkü.

    Siz ne arıyorsunuz?

    Bizim aradığımız defineler Osmanlı’nın son dönemlerinde. Kurtuluş Savaşı esnasında Anadolu’da yaşayan Yahudi,Rum ve Ermeni azınlıkların kaçarken sağa sola gömdükleri paralardır. Bizim asıl defineden kasdımız budur. Biz medeniyet paralarını, varlıklarını ve hazinelerini aramayız. Bunlarla uğraşmayız. Çünkü bu hem büyük maliyet hem de külfettir.

    12 yıldır bu işle uğraşıyorsunuz. Ne gibi sorunlarla karşı karşıyasınız. Sorunları çözmek için bir şeyler yapıyor musunuz?

    Benim yıllardır uğraştığım konu definecilerin itibarını tekrar kazandırmak. Anayasa’da bulunan defineyle ilgili kanunları biraz daha yumuşatmaktır. Definecilerin bir derneği ve odası yoktur. Bu yaz ayından sonra bu çalışmalara başlayacağız. Seminerler düzenleyeceğiz. Dergiler çıkarıp,çalışmalara başlayacağız. Bir çatı altında toplayıp eğitime başlayacağız.

    Siz define buldunuz mu?

    Bu bana çok sık sorulan sorulardan bir tanesi ''bulmadım'' dersem bana kimse inanmaz. Ancak ''Buldum'' da diyemiyorum.

    4 MİLYON DEFİNECİ VAR

    Defineciliğe hiç başlamamış, bu işten anlamayan bir kişi önce neler yapmalı? Defineciliğe nasıl başlanır?

    İlk olarak yaşadığın toprakları çok iyi tanıyacaksın. Anadolu topraklarındaki medeniyetleri, hangi bölgelerde, hangi tarihler arasında yaşadıklarını, o medeniyetleri kimi nasıl yıktığını, azınlıkların Türkiye’de nasıl yaşadığını, savaş esnasında nasıl kaçtıklarını v.s. hepsini bileceksin. Kişide tarih bilgisi olacak. Ancak define bilgisi çok daha farklıdır. İşaretleri bilmek zorundayız. Güzel bir cihazımız olmalı.

    Avrupa’dan getirilip ülkemizde satılan cihazlar çok fazla derine inmez. Gerçi Türkiye’de yıllardır ''derine iniyor'' diye satıldı. Ama bu bilgi yanlıştır. Biz cihazlarımızı 7 yıldır Türkiye’de imal ediyoruz. Metal ve altın ayrımı yapıyorlar. Toprağın altındaki boşlukları buluyorlar, nokta tespiti yapıyorlar. Bir de Avrupa’da üretilen büyük cihazlar var. Bunların fiyatları çok fazla. Bizim ürettiğimiz cihazların en pahalı olanı 900 dolar. Gerçi dedektörler, sadece defineleri değil,toprağın altında bulunan metal türündeki her şeyi biliyor. Örneğin;biz bunları Bosna ve Afganistan’a mayın araması için gönderdik.

    Bulunan eserlerde en değerlileri nelerdir?

    Bu işin değer kısmında tam profesyonel değilim. Çünkü ben arkeolog veya eksper değilim. Bundan pek anlamam. Türkiye’de 4 milyon defineci var ve bunların dörde biri faal olarak çalışırlar. Ve ne yazık ki bunların pazarı var. Tonlarca altın bulacağına,mezardan bunları bul daha iyi. İşin kötü tarafı, hükümet, devlet ve polis bunu biliyor. Ama birileri bir yere kadar izin veriyor, bir yerden sonra kesiyor.

    Rakamlar nedir? Nasıl satılır? Ne kadara satılır?

    Türkiye’deki rakamları verdiğim zaman biraz korkutucu olur.1 milyondan da satılan eser var. 1 milyon dolardan da, 10 milyon dolardan da. ''Nasıl satılır?'' konusuna örnek vermek istiyorum. Köylü bir defineci eseri çıkarır. Kesinlikle bunu müzeye götürmez. Çünkü müze değerli eseri alır ve parasını vermez. Köyde sözü geçen birine söyler ve bir şekilde pazarlayacak adamlar bulunur. Adam toprağın altından çıkacak eserin kıymetini bilmez ki. Bunun fiyat listesi yoktur. Bu,alıcı ile satıcının arasındaki diyaloğa kalmıştır.

    KANDIRA HAZİNE DOLU

    Tarihi eser koleksiyoncuları definelere ilgi gösteriyor mu?

    Evet, bu eserleri alanlar ruhsatlı koleksiyonculardır. Yalnız kendileri gelip muhatap olmazlar, aracı kullanırlar.

    İzmit’te kazma vurulan her yerden tarih fışkırıyor. İzmit hakkında bir bilginiz var mı?

    Definecilik açısından İzmit’in önemi nedir?

    İzmit,iki kez Roma’ya başkentlik yapmış, iki büyük depremle yerle bir olmuş şehirdir. İzmit’te aristokrat insanlar oturduğu için bu kent oldukça zengindi. Ayrıca deprem bölgesi olduğu için Roma döneminde iki kere sallandı ve şehir yıkıldı. Ardından Bizans geldi ve yaşadı. Son olarak Osmanlı kullandı. İzmit definecilik açısından çok zengin bir bölge. Yer altında hala gün ışığına çıkmamış yer altı şehirleri, kiliseler, binlerce lahit ve mezar toprak altında bulunmayı bekliyor. Bunlar toprak kazarken,yol ya da ev yaparken her an bulunabilir. İzmit’te tarih konusunda hiçbir çalışma yapılmamış. Çarpık kentleşmeyle gelişi güzel yerleşildiği için, belkide bugün tarih üzerinde binalar ve siteler var. O yüzden ulaşamıyorsunuz. İzmit,çok cazip bir kent.

    İzmit’i define açısından cazip kılan unsur nedir?

    Evliya Çelebi’nin ''seyahatnamesi'' ‘ nde İzmit’in 4 bine yakın sokağı olduğunu anlatır. Bu 4 bin sokaktan 3 bin küsurunda Ermeni ve Rumlar yaşarmış. Üstelik hepsi çok varlıklı ve aristokratmış. Bir çoğu demircilikle uğraşırmış. Sakarya harbinden önce de, orada yaşayan azınlıklar bu bölgeyi terk etmek zorunda kalmışlar. Bu kaçış sırasında hiçbir şey götürememişler. Ancak gelen insanlar,bırakılanları bulamadı. Peki ne oldu bu defineler? Sapanca Gölü’nün etrafından Kandıra’ya kadar, bu paralar belirli yerlere gömüldü. İşte biz bunları arıyoruz. Elimizdeki harita ve belgelerle kandıra bölgesinde çok büyük hazineler olduğunu tespit ettik.

    BİRİ DEFİNEYE YAKLAŞIYOR

    İzmit’in defineyle ilgili olarak Türkiye içindeki yeri nedir?

    Türkiye’de İzmit bir numara diyorum. Belki diğer bölgelerde İzmit’ten çok daha zengin defineler var. Ama İzmit ön planda? Neden? Bunu ilk kez açıklıyorum, İzmit bölgesinde yaşayan uygarlık vardı. Bu uygarlıklar şimdiki İsviçre ayarındaydı. Paranın kontrol edildiği, kara paranın aklandığı bir bölgeydi İzmit. Ve şu anda bu paraların hepsi toprak altında. Sapanca gölünün etrafında çok büyük defineler var. Bizim devletten istediğimiz şey şu; Kandıra ve Bölgesi’nde bildiğimiz yer altı şehirleri var. İstanbul’dan kaçırılan hazine halen kandıra ve İzmit bölgesinde. Bunu devlet bilmeli ve bize yardımcı olmalıdır.

    Mevki olarak bu hazineler tam olarak nerededir sizce?

    Bunu söyleyemem. Ama sadece şunu söyleyeyim, Kandıra’daki bir hafriyat firması şu anda hazinenin bulunduğu alanda taş kırıyor. Yaklaşık 500 metresi kaldı. Oradaki adam bu taş kırmayı bilinçli yapıyor. Taş kıran firma hazineye yaklaşıyor.

    Bu hazinelerle ilgili ne yapmalı?

    Böyle giderse hiçbir şey yapılamaz. Çünkü herkes birbirinden korkuyor. Benim İzmit hakkında söylediklerimi kimse söyleyemez. Çünkü korkarlar. Gerçi İzmit’te define zengini insan çok.

    İZMİT SİT ALANI OLMALI

    İzmit hakkında ayrıntılı araştırmanız var mı?

    Bölge bölge, İzmit’in altını, üstünü, her yerini araştırdım. Ama bu bilgileri insanlara veremiyoruz. Gerçi bunlar devlette de var. Bence İzmit’te, İznik gibi komple sit alanı olması gereken bir kenttir. Devlet sesini çıkarmıyor. Çünkü iskanın komple boşaltılması gerekir. Vatandaş ev yaparken temelinde tarihi eserler buluyor, müze müdürlüğü olaya el atıyor, çıkanları müzeye götürüyor. Bunun dışında herkes sessizce birbirine bakıyor. Hem de yıllardır. Benim şöyle bir duyurum var. Eğer defineyle uğraşıyorsanız bizi bulun. Biz size her türlü yardımı yaparız. İzmit’le ilgili haritalarımız da var.

    Nedir bu haritalar? Nasıl oluşmuştur

    Azınlıklar kaçarken, parasını yanında götüremedi ve sakladı. Paraları bıraktığı yere koyduğu işareti kağıt üzerine yazıyor ve bununla kaçıyor. Daha sonra bu haritayı bir yakınına veriyor. Vatandaş buraya geldiği zaman dedesinin ya da babasının hangi köyde yaşadığını biliyor. Geliyor,araziyi buluyor,haritanın üzerinde işaretleri arazide bulursa,hazineye ulaşır. Eğer ulaşamazsa bulamaz. Rasgele bir şey bulma şansınız kesinlikle yok. Dağlarda yürürken kayaların üzerine oyulmuş ya da kabartma yapılmış işaretler bulursunuz.

    Tılsım, cin ve periler nedir?

    Paraların korunması için tılsım uygulanır. Para konduktan sonra cinler davet edilir ve alınmaması için korurlar. İzmit’teki paralarda da tılsım var. Kazı esnasında bir şeyler görür,bir şeyler duyarsınız. Bunun için bu işten anlayan uzmanları yanınızda götürmeniz gerekir. Öyle sıradan bir hoca götürdüğünüz zaman bu işler çözülmez. Tılsımla uğraşmak ise oldukça zordur.

    İzmit körfezi’nin altında define var mıdır sizce?

    Evet var. Körfez’de ve Sapanca Gölü’nde batıklar ve defineler var. İstanbul’da. Kandıra’nın açıklarında,Şile’de de var. Ancak deniz definesi oldukça maliyetli iştir. Deniz defineciliği benim uzmanlık alanıma girmiyor. En güzeli araziye çıkıp aramaktır.

    Depremin definelere etkisi olmuş mudur?

    17 Ağustos depremiyle bir çok eser yukarı fırladı. Ama bir çok eser de aşağı indi. Define aramasında depremin etkileri çoktur.

Volkan Yüksel
15.09.2005 19:09:35
21 Mart 2003 Kocaeli Gazetesi

123.550 defa okundu
 
 
 
 
DİĞER MAKALELER
 SABAH GAZETESİ ''BİZİM INDİANA JONES''
Çağlar boyunca nice uygarlığa ev sahipliği yapan, böylesi zengin topraklarda yaşadığımız düşünülürse, Türkiye’de 5 milyon defineci olmasına ve dünyadaki dedektörlerin yüzde 80’inin Türkiye için üretiliyor olmasına şaşırmamak lazım.

Definecilerin çoğu kaçak kazı yaptığı için ken ...
Neslihan Tunç | 15.09.2005 15:44:03 | 1 Aralık 2002 Sabah Gazetesi | 23.061 |
 VATAN GAZETESİ ''BİZİ İMF DEĞİL DEFİNE KURTARIR''
BİZİ İMF DEĞİL DEFİNE KURTARIR! ...
Dündar Kale | 15.09.2005 18:47:25 | 15 Mart 2003 Vatan Gazetesi | 44.581 |
 
 
|  Kayit:2  |  Sayfa: 1 / 1  |  1 - 2  |
 
1 
 
 
 
ERİŞİM MENÜSÜ
    ANASAYFA
    DOWNLOAD
    HAKKIMIZDA
    BASINDA BİZ
    SIK SORULANLAR
    YENİ ÜYELİK
    ERİŞİM
    İLETİŞİM
 
    ÜYE GİRİŞİ
 
 
 
 
 
BASINDA BİZ
    KOCAELİ GAZETESİ ''İZMİT'TE DEFİNE ZENGİNİ ÇOK''
    SABAH GAZETESİ ''BİZİM INDİANA JONES''
    VATAN GAZETESİ ''BİZİ İMF DEĞİL DEFİNE KURTARIR''
daha fazlasını göster   
 
 
 
 
SIK SORULANLAR
    CİHAZ ALIRKEN DİKKAT...!
    DEFİNECİLERE BİLGİLER
    LÜTFEN DİKKAT...
    MERAK ETTİKLERİNİZ
daha fazlasını göster   
 
 
 
 
    online  2
    bugün 140 
    toplam  1.106.055
   
 
 
 
         
         
     
  Tasarım & Programlama  
     
   
 

Bu sayfa 0,28 saniyede yüklendi!